
Marsilya, Barselona ve Paris: Kış Avrupa Gezi Notları [2019]
Aralık 2019'da Marsilya'da başlayıp Barselona üzerinden Paris'e uzanan kış rotasının ilk günleri — günü gününe harcama dökümü ve pratik notları.
Belçika · 12 gezilecek yer

Belçika'nın Batı Flandra bölgesinde yer alan Bruges (Felemenkçe: Brugge), ortaçağdan kalma kanalları, gotik mimarisi ve iyi korunmuş tarihi merkeziyle 'Kuzeyin Venedik'i' olarak anılır. Şehrin tarihi merkezi 2000 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndedir. Küçük ve tamamen yürünebilir yapısıyla Bruges, Belçika'nın en çok ziyaret edilen kentlerinden biridir.
Bruges'un kalbi olan bu meydan, renkli lonca evleri, Belfort Çan Kulesi ve tarihi belediye binalarıyla çevrilidir. Meydanda düzenli olarak pazarlar ve etkinlikler yapılır.
13. yüzyılda inşasına başlanan 83 metrelik bu kule, kentin simgesidir ve 366 basamaklık dar merdivenle çıkılan tepesinden şehrin panoramik manzarası izlenir. Kulede 47 çanlı bir karyon bulunur.
Markt'a bitişik bu meydan, Bruges'un idari ve dini merkezi olarak tarih boyunca önemini korumuştur. Gotik Belediye Binası ve eski adliye sarayı gibi farklı dönemlere ait yapılarla çevrilidir.
Burg Meydanı'nda yer alan bu bazilika, geleneğe göre İkinci Haçlı Seferi'nden getirilen bir kutsal kan kalıntısını barındırır. Yapı, sade alt kilise ile süslemeli üst kiliseden oluşan iki katlı bir yapıya sahiptir.
Şehri baştan başa kateden tarihi kanallar, Bruges'a 'Kuzeyin Venedik'i' unvanını kazandırmıştır. Kanal boyunca yapılan tekne turları, tarihi evleri ve köprüleri farklı bir açıdan görme imkânı sunar.
13. yüzyılda kurulan bu sessiz avlu, dindar kadınların (beginler) yaşadığı beyaz badanalı evlerden oluşur ve UNESCO Dünya Mirası statüsündedir. Bugün içinde Benedikten rahibeleri yaşamaya devam etmektedir.
Begijnhof'a bitişik bu küçük göl, etrafındaki yeşil parkla romantik bir atmosfer sunar ve efsanevi bir aşk hikâyesine adını borçludur. Kuğularıyla da bilinen bu alan, sakin bir yürüyüş için idealdir.
Dünyanın en yüksek tuğla kulelerinden birine (yaklaşık 115,5 metre) sahip olan bu kilise, Michelangelo'nun İtalya dışına satılan tek eseri olan 'Madonna ve Çocuk' mermer heykelini barındırır. İç mekânda ayrıca Burgonya düklerine ait mezarlar bulunur.
Flaman primitiflerinin başyapıtlarını barındıran bu müze, Jan van Eyck gibi ustaların eserleriyle 15. yüzyıldan günümüze uzanan Belçika resim sanatının önemli bir kesitini sunar. Koleksiyon, ortaçağdan modern sanata kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.
Ana meydanı çevreleyen basamaklı cepheli, renkli lonca evleri, Bruges'un ortaçağ ticaret gücünün görkemli izlerini taşır. Bu tarihi cepheler, şehrin en çok fotoğraflanan manzaralarından birini oluşturur.
Kanal kıyısındaki bu küçük rıhtım, Belfort Çan Kulesi'nin arka planında tarihi evler ve suya yansıyan manzarasıyla Bruges'un en fotojenik noktası olarak kabul edilir. Özellikle gün batımında ziyaretçilerin uğrak noktasıdır.
Şehirde onlarca çikolatacı dükkânı ve Choco-Story Çikolata Müzesi, Belçika'nın dünyaca ünlü çikolata geleneğini yansıtır. Frites Museum ve çok sayıda bira barı ise Bruges'u Belçika bira kültürünün de merkezlerinden biri yapar.
Bruges'a ulaşım genellikle Brüksel Havalimanı (Zaventem) veya daha uygun fiyatlı Charleroi Havalimanı üzerinden, oradan trenle sağlanır; Bruges tren garından tarihi merkeze yürüyüş yaklaşık 15 dakika sürer. Şehir merkezi tamamen yürünebilir büyüklüktedir, ayrıca nostaljik at arabası turları ve kanal tekne turları da popülerdir; bisiklet kiralamak da yaygın ve keyifli bir alternatiftir. En iyi ziyaret dönemi ilkbahar ve sonbahardır çünkü yaz ayları oldukça kalabalık olur, kış ayları ise Noel pazarıyla birlikte daha sakin ve büyüleyici bir atmosfer sunar. Ziyaret sırasında Belçika'ya özgü çikolata pralinleri, taze gofret (waffle), mayonezli patates kızartması (friet) ve tereyağlı midye yemeği (moules-frites) mutlaka tadılmalı, ayrıca dünyaca ünlü Trappist biraları denenmelidir. Bruges, Brüksel'den günübirlik kolayca ziyaret edilebilir, ancak bir gece konaklamak, gündüz kalabalığı dağıldıktan sonra kanalların sessizliğinde şehrin büyüsünü daha derinden hissetme fırsatı sunar.

Aralık 2019'da Marsilya'da başlayıp Barselona üzerinden Paris'e uzanan kış rotasının ilk günleri — günü gününe harcama dökümü ve pratik notları.

Dolmuşun İstanbul'daki doğuşunu ve Türk işçilerin Almanya, Belçika, İsviçre'ye göç yolculuğuyla bağını doğrulanmış bilgilerle anlatıyorum.