Aralık 2019'un ortasında, kışın en soğuk günlerinde çıkılan bir Avrupa rotası vardı kafamda: İspanya, Fransa, Macaristan, Avusturya, Çekya, Hollanda ve Belçika'yı 15 günde dolaşmak. Sırt çantamı hazırladım, bütçeyi ince eleyip sık dokudum ve Pegasus ile ilk durak olan Marsilya'ya uçuş biletimi kestim. Bu yazı, o rotanın açılış günlerinde -Marsilya, Barselona ve Paris'te- geçirdiğim günlerin, cebimden çıkan her avronun ve not defterime düşen küçük gözlemlerin hikayesi.
Marsilya: Rotanın İlk Durağı
4 Aralık Çarşamba günü Marsilya'ya indiğimde uçakta yediğim yemek bile 13 Euro'ya mal olmuştu; Pegasus'ta böyle küçük masraflar hemen başlıyor. Havaalanından şehir merkezine geçiş için La Metropole Mobilite otobüsüne bindim, bileti doğrudan havalimanındaki bilet ofisinden aldım, 10 Euro. Otobüsün son durağı tren istasyonuydu ve istasyon çevresinde epey siyahi nüfus olduğunu, buranın çok dikkatli olunması gereken bir bölge olduğunu hemen fark ettim. İstasyondan Port'a yürüyerek gitmek isteyenler için mesafe yaklaşık 30 dakika.
İlk işim iletişimi halletmek oldu: 20 Euro'ya Lyca Mobile'dan 20 GB'lik bir hat aldım, tüm AB bölgesinde bir ay boyunca geçerliydi ve bu tek hat bütün rota boyunca işe yaradı. Kaldığım yer Port'a yakın Sylvia Hostel'di, gecelik 17 Euro'ya geldi; ucuzdu ama kalitesi ortalamanın epey altındaydı. Bir de burada önemli bir ders çıktı: Enpara kartım yurtdışında hiç çalışmadı, bu yüzden yanımda çalışan başka bir kart bulundurmak hayat kurtardı.
Şehrin en yüksek noktasındaki Notre-Dame de la Garde Bazilikası'na çıktım, giriş tamamen ücretsizdi ve girişinde bir çeşme var, oradan su içebiliyorsunuz. Bazilika gerçekten Marsilya'nın en yüksek rakımlı noktası olduğu için şehrin en güzel fotoğraflarını burada çektim. İnerken bazilikanın otoparkından kalkan 60 numaralı otobüse binip Port'a indim, sadece 2 Euro; kartı otobüsün içinden alabiliyorsunuz ve şoförün söylediğine göre aynı kartı trende de kullanabiliyormuşsunuz.
Gün boyunca yediğim gündelik şeyler de cebimden hatırı sayılır bir miktar götürdü: 7.40 Euro'ya Burger King menü, 4.75 Euro'ya Starbucks'ta venti latte, 1.20 Euro'ya 6'lı 0.5 litrelik su, akşam yemeği olarak 3 Euro'ya sebzeli tavuk salata, sonrasında da 2.65 Euro'ya bir kruvasan ve bir kek aldım. Yol malzemesi olarak 3 Euro'ya Oral B diş macunu, 2.60 Euro'ya Signal diş fırçası ve 1.65 Euro'ya duş jeli de aldım - bunlar çantada eksik olduğu için şehirde tamamlamak zorunda kaldığım şeylerdi.
Marsilya'yla ilgili not defterime düşen birkaç gözlem daha vardı: ortalama altında algıladığım bir şehir olduğu için siyahi nüfusun yoğun olduğu bölgelerde kendimi pek güvende hissetmedim. Vieux Port'taki lunaparka binmek isteyenler için fiyat 8 Euro. Ve şehirde adım başı ya bir McDonald's ya da bir Mc Cafe var, bu yüzden acil bir şey lazım olduğunda bulmak hiç zor olmuyor. Günün sonunda toplam harcamam 86 Euro, yani yaklaşık 550 TL'ye denk geldi.
Marsilya'dan Barselona'ya: Sınır Ötesi Bir Gün
5 Aralık Perşembe sabahı Marsilya'dan Barselona'ya geçmek için FlixBus'a bindim, bilet 29 Euro'ydu. Otobüs durağına ulaşmak için önce Estrangin'den Saint Charles'a 1.80 Euro'luk bir tren yolculuğu yaptım. Yol boyunca 5.50 Euro'ya soğuk bir sandviç ve içecek, sonra da 7 Euro'ya bir "big whooper" menü aldım.
Barselona'da Passeig de Gràcia'daki Safestay hostelinde kaldım: gecelik 8 Euro üstüne 1 Euro şehir vergisi eklendi, toplamda 9 Euro ödedim ama çıkışta bu 1 Euro'yu geri verdiler. Eşyalarımı güvende tutmak için 3.5 Euro'ya bir dolap kilidi aldım, sonra da Starbucks'ta 7 Euro'ya kahve ve muffin ile kendimi ödüllendirdim.
Aynı gün içinde bir sonraki adımı da planladım ve Barselona'dan Paris'e gidecek Blablabus biletimi 39 Euro'ya aldım; bu yolculuk tam 16 saat sürecekti ve aralıklı olarak 3-4 kez mola verilecekti. Sokak satıcısından hatıra olarak 16 tane mıknatıs aldım, 10 Euro'ya geldi. Şehir içinde tek geçişlik metro kartı için 2.20 Euro ödedim, akşam yemeğine de 20 Euro artı 2 Euro bahşiş bırakarak toplamda günü kapattım.
Bu günün en değerli notu, ulaşımla ilgiliydi: turistik ve popüler noktalar üzerinden değil, biraz daha az bilinen aktarma noktaları seçerek çok daha uygun fiyatlara uçuş ya da otobüs bulmak mümkün - örneğin Skyscanner üzerinden İsveç'in Göteborg şehrine 65 TL gibi şaşırtıcı derecede düşük bir fiyat gördüm. Blablabus'ın (Ouibus aracılığıyla) ve FlixBus'ın fiyatları güne ve saate göre değişiyor, bu yüzden erken davranıp değişik tarihleri kontrol etmek ucuz bilet bulma şansını artırıyor. Yaya geçişlerinde trafik ışıklarının çok hızlı yanıp söndüğünü, fazla beklemeden karşıya geçebildiğimi fark ettim. Yollar genelde 3-4-5 şeritli, yaya yolları da çok geniş ve bu geniş yayaların arasında bisiklet ile araç için ayrı bir ara şerit bulunuyor. Günün toplam harcaması 134 Euro, yani 860 TL oldu.
Barselona'dan Paris'e: 16 Saatlik Gece Yolculuğu
6 Aralık Cuma, uzun otobüs yolculuğunun günüydü. Sabah Pan & Company'de 7.50 Euro'ya tavuklu sandviç ve küçük bir latte ile başladım. Yol için erzak olarak 3.20 Euro'ya 2 elma, 4 muz ve değişik bir meyve aldım, üstüne 5 Euro'ya 2 kruvasan artı bir çikolatalı kruvasan ve 1.5 Euro'luk bir meyve suyu ekledim. Uzun yolculuk için pratik iki alışveriş daha yaptım: 3 Euro'ya bir telefon tutucu ve 1 Euro'ya çantam için bir kilit, toplamda 4.5 Euro.
Otogardaki bir kafede "bitter kas" adında kırmızı bir içecek denedim, 2 Euro'ydu; tadı sodaya benziyordu ama içinde alkol olduğunu düşündüm. Öğleye doğru 5.50 Euro'ya bir McDonald's menüsü, sonra da yarı fiyatına 3 Euro'ya bir tavuk-salata menüsü aldım.
Paris'e vardığımda hostele gitmek için 2 Euro'ya bir tren bileti aldım ve Gare du Nord'daki St. Christopher hostelinde kaldım, gecelik 24 Euro'ydu; çıkışta 2 Euro'sunu geri aldım. Bu 16 saatlik yolculuk boyunca dikkatimi çeken birkaç şey oldu: online bilet aldığınızda peronda bulunan monitörlerden hangi perona otobüsün geleceğini görebiliyorsunuz. Ülke değişikliklerinde otobüs içinde pasaport ve bilet kontrolü yapılıyor, ayrıca bir sınır kapısına hiç denk gelmedim. İlginç bir şekilde İspanya'ya girerken hiçbir kontrol olmadı ama Fransa'ya girerken pasaport kontrolünden geçtim. Otobüste bazen ayarsız yolcular olabiliyor, onlara fazla takılmamak gerekiyor. Paris'in otogarı gerçekten kötü durumda ve akşamdan sabaha doğru tehlikeli olabilecek bir yer, bu konuda dikkatli olmak lazım. Genel gözlemim şu oldu: neredeyse her yerde temassız kredi kartları geçerli, nakit taşıma ihtiyacı çok az. Bu günün toplam harcaması 52 Euro, yani 300 TL oldu.
Paris: Louvre, Eyfel ve Bir Elektrikli Scooter Macerası
7 Aralık Cumartesi, Paris'te ilk tam günümdü. Sabah 2 Euro'ya otobüs bileti aldım, kahvaltıda 2 Euro'ya iki kruvasan ve 2.80 Euro'ya bir latte içtim. Eşyalarımı gün boyu taşımamak için hostelde 4 Euro'ya bir dolapta bir günlük saklama hizmeti aldım. Günün ilerleyen saatlerinde Starbucks'ta 4.55 Euro'ya tall boy bir latte daha içtim.
Louvre Müzesi'ne giriş 15 Euro'ydu ve günün en büyük kalemlerinden biriydi. Öğleden sonra 6 Euro'ya bir dilim pizza yedim, şehir içinde hızlı hareket edebilmek için de Lime uygulaması üzerinden bir elektrikli scooter kiraladım: 1 Euro başlangıç ücreti üstüne dakikası 0.20 Euro'dan toplam 17 Euro ödedim.
Günün zirve noktası Eyfel Kulesi'ydi; asansörle en üst kata çıkmak 25.50 Euro'ya mal oldu ama manzara için değdi. Akşam hostele döndüğümde kirli çamaşırlarımı halletmem gerekiyordu: 5 Euro yıkama, 3 Euro kurutma ve 0.50 Euro deterjan olmak üzere toplam 8.5 Euro ödedim. Günü 1 Euro'ya aldığım 1.5 litrelik bir su ile kapattım. Paris'teki bu ilk günün toplam harcaması 88 Euro, yani 563 TL oldu.
Pratik Bilgiler ve Bütçe Özeti
Marsilya'dan başlayıp Barselona üzerinden Paris'e uzanan bu ilk dört günlük bacakta toplam harcamam 86 + 134 + 52 + 88 = 360 Euro'ya, yani aşağı yukarı 2.273 TL'ye denk geldi. Günlük ortalama harcama 90 Euro civarındaydı ama bu rakamın içinde otobüs biletleri, hostel geceleri ve müze/Eyfel Kulesi gibi tek seferlik büyük kalemler de var; sadece yeme-içme ve küçük ihtiyaçlara bakıldığında günlük bütçe çok daha düşük kalıyordu.
Bu ilk bacaktan çıkardığım pratik dersler şöyle özetlenebilir:
- Yurtdışında kart sorunu yaşamamak için Enpara gibi bazı Türk kartlarının çalışmayabildiğini göz önünde bulundurup yanınızda alternatif bir kart taşıyın.
- İlk gün bir yerel hat almak işe yarıyor: Lyca Mobile'ın 20 GB'lik, tüm AB bölgesinde bir ay geçerli 20 Euro'luk paketi bütün rota boyunca yetti.
- FlixBus ve Blablabus (Ouibus) fiyatları güne göre değişiyor; erken bakıp farklı tarihleri karşılaştırmak ucuz bilete denk gelme şansını artırıyor. Turistik aktarma noktaları yerine daha az bilinen şehirler üzerinden uçuş aramak da (örneğin Skyscanner'da Göteborg gibi) sürpriz derecede düşük fiyatlar çıkarabiliyor.
- Uzun otobüs yolculuklarında (Barselona-Paris 16 saat sürdü) otogarda pahalı yemek almak yerine yol için meyve, kruvasan gibi hafif erzak almak hem ucuz hem pratik.
- Şehir turlarında toplu taşıma hatlarını görülmesi gereken yerlerle birleştirmek zaman kazandırıyor: Marsilya'da 60 numaralı otobüs hem Notre-Dame de la Garde Bazilikası'na çıkmayı hem Port'a inmeyi tek kartla hallediyor.
- Gece veya sabaha karşı otogar ve tren istasyonu çevrelerinde (Marsilya Saint Charles çevresi, Paris'in otogarı) dikkatli olmak gerekiyor; bu bölgeler gündüz kadar güvenli hissettirmiyor.
- Şehir içi kısa mesafelerde Lime gibi elektrikli scooter uygulamaları pratik ama dakika başına ücretlendirme hızlı birikebiliyor, kullanım süresini önceden hesaplamak mantıklı.
- Batı Avrupa'da temassız kredi kartı neredeyse her yerde geçiyor, bu yüzden üzerinizde büyük miktarda nakit taşımaya gerek kalmıyor.
Bu satırlar, 15 günlük Avrupa rotasının henüz Fransa ve İspanya'da geçen açılış günlerini anlatıyor; önümde Macaristan, Avusturya, Çekya, Hollanda ve Belçika'yı kapsayan çok daha uzun bir yol vardı. Ama daha ilk dört günde öğrendiğim bütçe disiplini ve küçük pratik hileler, geri kalan rotada da işime yaradı. Böyle çok ülkeli bir rotada yurtdışında internet ve para yönetimi kritik: eSIM rehberimiz ve kart & döviz rehberimiz işinizi kolaylaştırır.
Bu rotadaki şehir rehberleri: Gezdiğim bu şehirlerde tek tek nereler görülür diye merak ediyorsanız Paris, Barselona, Viyana, Prag, Budapeşte ve Amsterdam rehberlerine göz atabilir, tümü için şehir rehberleri sayfasına bakabilirsiniz.
![Marsilya, Barselona ve Paris: Kış Avrupa Gezi Notları [2019]](https://dijigezgin.com/uploads/2023/01/gezi-notlarim-1-1024x529.jpg)


