Şeffaflık notu: Bu yazı bağımsız olarak hazırlanmıştır, sponsorlu değildir. Yazıda hiçbir başvuru merkezi, acente ya da vize danışmanlığı önerilmemekte, karşılaştırılmamakta ya da tavsiye edilmemektedir; hiçbirinden ücret alınmamıştır. İçerik hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Yetkili başvuru merkezi bilgisi ülkeden ülkeye ve zaman içinde değişebilir; başvurunuzu yapmadan önce mutlaka ilgili konsolosluğun kendi resmî internet sitesinden güncel bilgiyi teyit edin.

Dolandırıcılığın En Kolay Olduğu Nokta

Schengen vizesi başvurusu yapacak birinin karşılaştığı ilk soru genellikle şudur: hangi siteye, hangi ofise gideceğim? Bu soru göründüğünden daha tehlikelidir, çünkü çoğu başvuru sahibi bir merkezin gerçekten yetkili olup olmadığını anlamanın tek yolunun “iyi görünen bir web sitesi” olduğunu düşünür. Oysa görünüm hiçbir şey kanıtlamaz; arama motorunda üst sıralarda çıkan, profesyonel tasarımlı, hatta gerçek bir hizmet sağlayıcının adını taklit eden sayfalar da bulunabilir. Bu yazının amacı size “şu firmaya gidin” demek değil, yetkinin nereden geldiğini ve bunu kendi başınıza nasıl doğrulayacağınızı göstermektir.

Yetkinin kaynağı tektir: sizi ziyaret edeceğiniz ülkenin konsolosluğu ya da o konsolosluğun bağlı olduğu devletin resmî kurumu. Bir aracı kurum, danışmanlık ya da “vize merkezi” adını taşıyan hiçbir yapı kendi başına yetki üretemez; yalnızca konsolosluğun devrettiği belirli görevleri yürütebilir. Bu ayrımı anlamak, sahte sitelerden korunmanın da, ödediğiniz paranın nereye gittiğini anlamanın da temelidir.

Başvurunuzu Kim Topluyor, Kararı Kim Veriyor?

AB Vize Kodu olarak bilinen 810/2009 sayılı Tüzük, konsolosluğun bir kısım işlemleri “dış hizmet sağlayıcı” (external service provider) adı verilen üçüncü taraflara devredebileceğini, ancak bazı işlemlerin asla devredilemeyeceğini açıkça belirtir:

“The examination of applications, interviews (where appropriate), the decision on applications and the printing and affixing of visa stickers shall be carried out only by the consulate.” (Başvuruların incelenmesi, mülakatlar –uygun olduğunda–, başvurular hakkındaki karar ve vize etiketinin basılması ile yapıştırılması yalnızca konsolosluk tarafından yürütülür.)

Yani bir aracı merkezde parmak izinizi verebilir, evraklarınızı teslim edebilir, randevunuzu ayarlayabilirsiniz – ama kararı veren, pasaportunuza yapıştırılan etiketi basan her zaman konsolosluğun kendisidir. Vize etiketinin üzerinde yer alan bilgiler ve bu etiketin taşıdığı hukuki anlam hakkında ayrıntı için Schengen vizesi stickerinde nelerin yer aldığını ayrı bir yazıda ele aldık.

Aynı maddenin devamı, dış hizmet sağlayıcının başvuru sahibinin en hassas verisine dahi erişemeyeceğini belirtir:

“External service providers shall not have access to the VIS under any circumstances. Access to the VIS shall be reserved exclusively to duly authorised staff of consulates.” (Dış hizmet sağlayıcılar hiçbir koşulda VIS –Vize Bilgi Sistemi– erişimine sahip olamaz. VIS erişimi yalnızca konsolosluğun yetkilendirilmiş personeline aittir.)

Aracı Kullanılsa da Sorumluluk Konsoloslukta Kalır

Burada işe yarayan ama az bilinen bir ayrıntı devreye giriyor: bir üye devlet işlemlerin bir kısmını dışarıdan bir şirkete devretse bile, hukuki sorumluluk o şirkete geçmez, devlette kalır. Tüzük bunu iki ayrı cümlede güvence altına alır:

“The Member State(s) concerned shall remain responsible for compliance with data protection rules for the processing of data and shall be supervised in accordance with Article 28 of Directive 95/46/EC.” (İlgili üye devlet(ler), verinin işlenmesine ilişkin veri koruma kurallarına uyumdan sorumlu olmaya devam eder ve 95/46/EC sayılı Direktifin 28. maddesine göre denetlenir.)

“Cooperation with an external service provider shall not limit or exclude any liability arising under the national law of the Member State(s) concerned for breaches of obligations with regard to the personal data of applicants or the performance of one or more of the tasks referred to in paragraph 6.” (Bir dış hizmet sağlayıcıyla işbirliği, ilgili üye devlet(ler)in ulusal hukukundan doğan, başvuru sahiplerinin kişisel verilerine ilişkin yükümlülüklerin ihlali ya da 6. fıkrada sayılan görevlerin ifasına dair sorumluluğu sınırlamaz ya da ortadan kaldırmaz.)

Pratik sonucu şu: aracı kurumla konsolosluğun yetkilendirdiği danışmanlık hizmeti aynı şey değildir, ve bu farkın hukuki temeli de birbirinden ayrıdır. Bu ayrımı, hangi yapının konsolosluk adına iş yaptığını, hangisinin yalnızca ücretli tavsiye sattığını daha ayrıntılı biçimde konsolosluğun yetkilendirdiği aracı kurumlar ile vize danışmanlık firmaları arasındaki fark başlıklı yazımızda inceledik.

Ödediğiniz Ücretin Hangi Kısmı Nereye Gidiyor?

Bir vize başvurusunda ödenen para tek bir kalem değildir; en az iki, çoğu zaman üç farklı kalemden oluşur ve bunların her biri farklı bir tarafa gider. Aşağıdaki tablo bu ayrımı özetler.

Ödeme kalemiKime giderDayanak
Vize harcıBaşvurunun yapıldığı üye devlete / konsolosluğaAB Vize Kodu 810/2009, md. 16. Resmî ilke şudur: “You must lodge your application for a Schengen visa at the consulate of the country you intend to visit.” (Schengen vizesi başvurunuzu ziyaret etmeyi planladığınız ülkenin konsolosluğuna yapmanız gerekir.)
Hizmet bedeliKonsolosluğun anlaştığı dış hizmet sağlayıcıya (varsa)“An additional service fee may be charged by an external service provider referred to in Article 43. The service fee shall be proportionate to the costs incurred by the external service provider while performing one or more of the tasks referred to in Article 43(6).” (Madde 43’te belirtilen dış hizmet sağlayıcı tarafından ek bir hizmet bedeli alınabilir. Bu bedel, sağlayıcının üstlendiği görevler için katlandığı maliyetle orantılı olmalıdır.)
Ek hizmetler (kargo, SMS bilgilendirme, öncelikli randevu vb.)Genellikle dış hizmet sağlayıcı, bazen üçüncü bir tarafVize Kodu’nda ayrı bir tavan belirlenmemiştir; tamamen isteğe bağlıdır – her biri için ayrı makbuz istemeniz önerilir

Avrupa Komisyonu’nun kendi resmî sayfası da bu iki kalemi ayırarak anlatır:

“An additional fee may apply if you go through visa service centres, which collect applications on behalf of consulates in some cases.” (Konsolosluklar adına başvuru toplayan vize hizmet merkezleri üzerinden işlem yaparsanız ek bir ücret uygulanabilir.)

Hizmet bedelinin keyfi biçimde yükseltilemeyeceğini gösteren bir başka madde de şudur:

“The service fee shall not exceed half of the amount of the visa fee set out in Article 16(1), irrespective of the possible reductions in or exemptions from the visa fee as provided for in Article 16(2), (4), (5) and (6).” (Hizmet bedeli, Madde 16(1)’de belirtilen vize harcının yarısını aşamaz – harçtaki olası indirim ya da muafiyetlerden bağımsız olarak.)

Buradaki oranın kendisi sabit kalsa da harcın kendisi zaman içinde değişir; resmî sayfada bu yazının hazırlandığı tarihte yetişkinler için 90 avro olarak görünüyordu, ancak bu rakam ülkeye ve döneme göre değişebileceğinden başvurmadan hemen önce ilgili konsolosluk sayfasından güncelini teyit etmeniz gerekir. Vize reddi durumunda harcın iadesi ayrı bir konudur; bu konuyu vize reddinde ödenen ücretin geri alınıp alınamayacağı yazımızda ele aldık.

Doğrudan Başvurma Hakkınız Hâlâ Duruyor

Aracı kurumların çoğu zaman vurgulamadığı, ama Tüzük’te açıkça yazan bir hak var: bir dış hizmet sağlayıcı kullanılsa bile başvuru sahibinin doğrudan konsolosluğa başvurma imkânı ortadan kalkmaz.

“The Member State(s) concerned shall maintain the possibility for all applicants to lodge their applications directly at its/their consulates.” (İlgili üye devlet(ler), tüm başvuru sahiplerinin başvurularını doğrudan kendi konsolosluklarına sunabilme imkânını korumalıdır.)

Bu, hizmet bedeli ödemek istemeyen ya da bir aracıya güvenmeyen başvuru sahipleri için pratik bir çıkış yoludur – ama bu yolu kullanmak isteyen kişinin, hangi kanalın gerçekten konsolosluğa ait olduğunu bilmesi gerekir.

Sahte Randevu Sistemleri ve Kopya Siteler

Konsolosluk dışı bir sitenin resmî görünmesi, resmî olduğu anlamına gelmez. Birleşik Krallık hükümetinin dolandırıcılık ve kimlik avı konusundaki resmî uyarı sayfası, bu sorunu vize alanına özgü olmayan ama tam olarak burada geçerli bir cümleyle özetliyor:

“Some websites, emails or phone numbers look like they’re part of an official government service when they’re not, or claim to help more than they actually do. Some make you pay for things that would be free or cheaper if you used the official government service.” (Bazı web siteleri, e-postalar ya da telefon numaraları resmî bir devlet hizmetinin parçasıymış gibi görünür ama değildir, ya da gerçekte sağladıklarından daha fazla yardım ettiklerini iddia ederler. Bazıları, resmî devlet hizmeti kullanılsaydı ücretsiz ya da daha ucuz olacak şeyler için sizi ödeme yapmaya yönlendirir.)

Aynı sayfanın önerdiği çözüm de basittir ve vize başvurusuna birebir uygulanabilir:

“Search on GOV.UK to find official government services and phone numbers, for example if you want to apply to the DVLA for a driving licence.” (Resmî devlet hizmetlerini ve telefon numaralarını bulmak için GOV.UK üzerinde arama yapın – örneğin DVLA’ya ehliyet başvurusu yapmak istiyorsanız.)

Yani mantık şudur: bir hizmete ihtiyacınız varsa, önce o hizmeti sunması gereken resmî kurumun kendi sitesine gidin; oradan yönlendirilen bağlantıyı takip edin. Google’da “vize randevu” araması yaparak çıkan ilk sonuca tıklamak, bu zincirin en zayıf halkasıdır. Sahte randevu satan ya da bot kullanarak randevu tekeli oluşturan yapılar hakkında randevu botu satan firmalara neden ceza verilmediğini ayrı bir yazıda sorduk. Seyahat planlaması sırasında karşılaşılan diğer dolandırıcılık türlerini de 2026 rezervasyon dolandırıcılıkları yazımızda topladık.

Kamuya Açık Listeler Var, Ama Kendiniz Bulmalısınız

Tüzük, konsolosluklara yalnızca dış hizmet sağlayıcıyı denetleme değil, kimlerle çalıştığını kamuoyuna açıklama yükümlülüğü de getirir:

“Each consulate shall make sure that the public is informed about the list of accredited commercial intermediaries with which it cooperates.” (Her konsolosluk, işbirliği yaptığı akredite ticari aracılar listesi hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesini sağlar.)

Aynı yükümlülük, başvuru sahibine genel bilgilendirme yapılmasını da kapsar. Tüzük’e göre konsolosluklar halka şu bilgileri sunmakla yükümlüdür:

  • where the application may be submitted (competent consulate, Common Application Centre or external service provider) (başvurunun nerede yapılabileceği –yetkili konsolosluk, Ortak Başvuru Merkezi ya da dış hizmet sağlayıcı–)
  • accredited commercial intermediaries (akredite ticari aracılar)

Bu maddeler kâğıt üzerinde bir şeffaflık yükümlülüğü tanımlar; ama bu bilginin sizi bulması değil, sizin o bilgiyi konsolosluğun kendi sitesinde aramanız gerekir. Aynı mantığın Birleşik Krallık’taki karşılığı da benzer şekilde işler: resmî sayfa, hangi ülke için hangi merkezin kullanılacağını doğrudan listeler ve başvuru sırasının hangi aşamada olduğunu netleştirir.

“You must apply for your visa before you can make an appointment at a visa application centre.” (Bir vize başvuru merkezinde randevu alabilmeniz için önce vizenize başvurmuş olmanız gerekir.)

“If the country you live in does not have a visa application centre, you can choose a centre in a different country.” (Yaşadığınız ülkede bir vize başvuru merkezi yoksa, farklı bir ülkedeki merkezi seçebilirsiniz.)

Bu iki cümle İngiltere’ye özgü bir süreci anlatsa da gösterdiği ilke evrenseldir: hangi merkezin sizin için geçerli olduğu bilgisi, o hizmeti veren resmî kurumun kendi sayfasında yayınlanır – bir arama motoru reklamında ya da üçüncü bir blogda değil.

Verileriniz Nereye Gidiyor, Ne Kadar Saklanıyor?

Vize başvurusu sırasında verdiğiniz kişisel bilgiler ve biyometrik veriler bir dış hizmet sağlayıcının elinden geçebilir, ama bu verinin ne kadar süre tutulacağı da Tüzük’te ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Sağlayıcının veri koruma yükümlülükleri arasında şu madde yer alır:

  • delete the data immediately after their transmission and ensure that the only data that might be retained shall be the name and contact details of the applicant for the purposes of the appointment arrangements, as well as the passport number, until the return of the passport to the applicant, where applicable (veriyi iletimden hemen sonra silmek ve saklanabilecek tek verinin –randevu düzenlemeleri amacıyla– başvuru sahibinin adı ve iletişim bilgileri ile, uygulanabilir olduğunda pasaportun sahibine iadesine kadar pasaport numarası olmasını sağlamak)

Bu, dış hizmet sağlayıcının başvurunuzun kopyasını süresiz saklayamayacağı, elindeki veriyi kendi ticari amaçları için kullanamayacağı anlamına gelir. Bu maddenin ihlali bir şikâyet konusudur ve şikâyetin muhatabı da yine, hizmeti dışarıdan aldırmış olan konsolosluktur – aracı şirket değil.

Ret Kararına İtiraz Hakkınız Aracı Kurumdan Bağımsızdır

Başvurunuz reddedilirse, bu kararın hangi kanaldan geçtiğinden bağımsız olarak sahip olduğunuz haklar da Tüzük’te tanımlanmıştır. Konsolosluklar başvuru sahibine şu bilgiyi vermekle yükümlüdür:

“that negative decisions on applications must be notified to the applicant, that such decisions must state the reasons on which they are based and that applicants whose applications are refused have a right to appeal, with information regarding the procedure to be followed in the event of an appeal, including the competent authority, as well as the time limit for lodging an appeal” (başvurular hakkındaki olumsuz kararların başvuru sahibine bildirilmesi gerektiği, bu kararların dayandığı gerekçeleri belirtmesi gerektiği ve başvurusu reddedilen kişilerin itiraz hakkına sahip olduğu – itiraz sürecinde izlenecek yöntem, yetkili makam ve itiraz için son tarih dahil.)

Bu itiraz hakkı, başvurunun bir aracı üzerinden yapılmış olmasından etkilenmez; çünkü kararı zaten yalnızca konsolosluk vermiştir. İtiraz sürecinin işleyişi ve özellikle uzun süreli vize başvurularında hangi aşamaların izlenmesi gerektiği hakkında uzun süreli Schengen vizesi ve itiraz hakkınız yazımızda daha fazla ayrıntı bulabilirsiniz.

Doğrulama Kontrol Listesi

  1. Ziyaret edeceğiniz ülkenin resmî devlet alan adını (genellikle .gov, .gouv, ülkenin dışişleri bakanlığı ya da büyükelçilik alan adı) bulun; arama motorundaki ilk sonuca değil, adres çubuğuna bakın.
  2. Randevu bağlantısına yalnızca bu resmî sayfanın üzerinden, kendi verdiği bağlantıyı takip ederek ulaşın; e-posta ya da sosyal medyadan gelen bağlantılara güvenmeyin.
  3. Ödeme sayfasına geçtiğinizde adres çubuğundaki alan adının, randevu aldığınız sayfayla aynı ya da onun resmî olarak belirttiği bir alan adı olduğunu kontrol edin.
  4. Ödediğiniz tutarın hangi kısmının vize harcı, hangi kısmının hizmet bedeli olduğunu ayrı ayrı görün; tek bir toplam rakam yeterli değildir.
  5. Her ödeme için ayrı makbuz ya da fatura isteyin; harç ve hizmet bedeli için ayrı belge talep edebilirsiniz.
  6. Şüpheleniyorsanız ya da bir aracıya güvenmiyorsanız, doğrudan konsolosluğa başvurma hakkınızı hatırlayın ve kullanın.

Firma adları zamanla değişir, bir konsolosluğun bugün çalıştığı sağlayıcı yarın başka bir şirket olabilir. Bu yüzden bu yazı kasıtlı olarak hiçbir isim vermedi: verilen her isim, birkaç ay içinde güncelliğini yitirebilir ve okuyucuyu yanlış yönlendirebilir. Değişmeyen tek şey yöntemdir – yetkiyi konsolosluğun kendi resmî sayfasından doğrulamak.