1974 yapımı “Memleketim”, Yeşilçam'ın klasik “kültürel yabancılaşma” temasını Viyana'dan Üsküp'e uzanan geniş bir coğrafyada işleyen, yönetmen koltuğunda Yücel Çakmaklı'nın oturduğu bir dönem filmidir. Bugün pek çok sinemasever için unutulmaya yüz tutmuş bu yapım, hem oyuncu kadrosuyla hem de Balkanlar'daki Türk tiyatro tarihine uzanan şaşırtıcı bir aile bağlantısıyla yeniden gündeme geliyor.
Filmin Konusu: Kökene Dönüş Arayışı
“Memleketim”, ailesinin eksik ve yanlış eğitiminin sonucu olarak kendi kültürüne yabancılaşmış Leyla adlı genç bir kadının hikâyesini anlatır. Viyana'da müzik eğitimi alırken kökenlerine sıkı sıkıya bağlı Mehmet ile tanışan Leyla, bu tanışıklığı bir ilişkiye dönüştürür; ne var ki Leyla'nın Batı hayranlığı, zamanla bu ilişkinin sonunu hazırlar. Senaryosu Atilla Gökbörü imzalı yapımın çekimleri; Viyana, İstanbul ve Erzurum'da gerçekleştirilmiş, Elif Film tarafından hayata geçirilmiştir. Yönetmen Yücel Çakmaklı'nın filmografisinde “millî sinema” akımının izlerini taşıyan bu yapım, dönemin popüler oyuncularını bir araya getirerek hem aile içi değerler hem de kimlik meselelerini işlemiştir.
Filmin 90 dakikalık akışında dikkat çeken unsurlardan biri, ana anlatının dışında kalan ama kadrajın hafızasında iz bırakan sahnelerdir. Bazı kaynaklar, filmde 1970'lerin Üsküp'üne ait görüntülerin de yer aldığını belirtiyor; ancak bu sahnelerin filmin resmî ve ana çekim lokasyonları arasında sayılan Viyana, İstanbul ve Erzurum'un yanında ikincil bir unsur olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Elimizdeki kaynaklar bu konuda tam bir netlik sunmadığından, Üsküp görüntülerinin filmin ana omurgasına mı yoksa tamamlayıcı bir bölüme mi ait olduğunu kesin biçimde söylemek şu an için mümkün değil. Yine de bu olasılık bile, filmi Balkanlar'daki Türk varlığının sinema tarihiyle kesiştiği nadir örneklerden biri hâline getiriyor.
Oyuncu Kadrosu: Yeşilçam'ın Tanıdık Yüzleri ve Bir Misafir Oyuncu
Filmin başrollerinde, Yeşilçam'ın o yıllardaki en tanınmış isimlerinden Filiz Akın Leyla karakterini, Tarık Akan ise Mehmet karakterini canlandırıyor. Kadroda ayrıca Cemil Şahbaz, Kenan Pars, Diclehan Baban ve Nubar Terziyan gibi dönemin karakter oyuncuları da yer alıyor. Bu isimler, 1970'lerin Türk sinemasında sık sık aynı setlerde buluşan, birbirini tamamlayan bir kuşağı temsil ediyor.
Kadronun belki de en ilgi çekici ismi ise bir misafir oyuncu olarak filme dahil olan Lütfü Seyfullah'tır. 1923 yılında Üsküp'te doğan Seyfullah, sahne hayatına Üsküp Türk-Arnavut Tiyatrosu'nda (bugünkü adıyla azınlıklar tiyatrosu) başlamış, kırk yılı aşkın bir süre bu sahnede yer almış, üstelik Üsküp Tiyatrosu'nun kurucularından biri olarak Balkanlar'daki Türk tiyatro tarihine adını yazdırmış bir isimdir. Aynı zamanda kalemiyle de tanınan Seyfullah'ın “Üç Arkadaş” ve “Bilmeceli Oyun” gibi çocuk oyunları ile yetişkinlere yönelik “Kılıbık” adlı eseri bulunuyor; yazıları 1975 sonrasında Makedonya ve Kosova'da yayımlanan Türkçe gazete ve dergilerde okurla buluşmuştur. 2005 yılında İstanbul'da hayatını kaybeden Seyfullah'ın “Memleketim” filmindeki kısa ama anlamlı görünümü, Üsküp Türk tiyatrosunun Yeşilçam ile kurduğu ender temaslardan birini oluşturuyor.
Filiz Akın mı, Filiz Ahmet mi? Karıştırılmaması Gereken İki İsim
Bu noktada altını çizmek gereken önemli bir ayrım var: Filmde Leyla'yı canlandıran Filiz Akın ile Lütfü Seyfullah'ın torunu olan Filiz Ahmet, birbirinden tamamen farklı iki sanatçıdır ve isim benzerliği zaman zaman kafa karışıklığına yol açabiliyor. Filiz Akın, Türk sinemasının Yeşilçam döneminin en çok bilinen kadın oyuncularından biri olarak 1960'lardan itibaren onlarca filmde rol almış, “Memleketim”de de başrolü üstlenmiş bir isimdir.
Filiz Ahmet ise 1981 doğumlu, Üsküp kökenli bir başka oyuncudur. Kuzey Makedonya'nın Üsküp şehrinde dünyaya gelen Filiz Ahmet, 2003 yılında Üsküp Güzel Sanatlar Akademisi Tiyatro Bölümü'nden mezun olmuş, ardından Üsküp Türk Tiyatrosu bünyesinde sahne çalışmalarını sürdürmüştür. Makedonca dahil altı dili akıcı biçimde konuşabilen Filiz Ahmet, daha sonraki yıllarda Türkiye'deki dizi ve sinema projelerinde de yer almıştır. Kaynaklar, Filiz Ahmet'in tiyatro sanatçısı Lütfü Seyfullah'ın torunu olduğunu doğruluyor; bu da “Memleketim” filminde misafir oyuncu olarak görünen bir Üsküplü tiyatro insanının mirasının, yıllar sonra torunu üzerinden sahnede ve ekranda yaşamaya devam ettiği anlamına geliyor.
Bu aile bağlantısı, filmin salt bir Yeşilçam melodramı olmanın ötesinde, Balkanlar'daki Türk kültürel varlığıyla Türkiye sineması arasında kurulan görünmez bir köprü olarak okunmasını da mümkün kılıyor. Lütfü Seyfullah'ın Üsküp'teki sahne mirası ile Filiz Ahmet'in bugün hem Üsküp hem Türkiye'de sürdürdüğü kariyer, aradan geçen yarım asra rağmen aynı ailenin iki farklı kuşağının sanata verdiği emeği gözler önüne seriyor.
Yücel Çakmaklı ve “Millî Sinema” Çizgisinde Bir Yapım
Yönetmen Yücel Çakmaklı, Türk sinema tarihinde 1970'li yıllarda ivme kazanan, kimlik, aile değerleri ve kültürel köken meselelerini merkeze alan bir çizginin öncü isimlerinden biri olarak anılır. “Memleketim” de bu çizginin tipik örneklerinden biri sayılabilir: Batı ile Doğu, gelenek ile modernlik arasındaki gerilim, Leyla ve Mehmet karakterleri üzerinden işlenirken, film aynı zamanda yurt dışında yaşayan ya da eğitim gören Türklerin kimlik arayışına da bir gönderme yapar. Bu yönüyle “Memleketim”, sadece bir aşk hikâyesi değil, aynı zamanda 1970'lerin Türkiye'sinde yükselen bir kültürel tartışmanın da sinemaya yansımasıdır.
Filmin çekildiği dönemde Türk sineması, yurt dışı sahnelerini genellikle Avrupa şehirlerinde gerçekleştiriyordu; “Memleketim”de Viyana'nın seçilmesi de bu geleneğin bir parçasıdır. Ancak filmin İstanbul ve Erzurum gibi Anadolu'yu temsil eden şehirlerin yanında, olası biçimde Üsküp görüntülerine de yer vermiş olması, yapımı dönemin benzer filmlerinden ayıran, henüz tam olarak belgelenmemiş ama araştırmacılar için merak uyandırıcı bir detay olarak duruyor. Balkan coğrafyasındaki Türk izlerinin Yeşilçam filmlerinde bu denli doğrudan işlenmesi, o dönem için sık rastlanan bir tercih değildi; bu da “Memleketim”i, varsa bu sahneleriyle, kendi kuşağı içinde ayrıksı bir yapım hâline getiriyor.
Bir Dönem Filminin Bugüne Kalan İzleri
“Memleketim”, 1975 yılının Şubat ayında vizyona giren, tür olarak dram ve romantizmi harmanlayan bir yapım olarak sinema tarihçilerinin ve Yeşilçam meraklılarının ilgisini çekmeye devam ediyor. Görüntü yönetmenliğini Çetin Tunca'nın üstlendiği filmin kurgusunda Nevzat Dişiaçık ve Özdemir Arıtan'ın imzası bulunuyor. Filmin bugün özellikle Balkan Türkleri ve Üsküp tarihiyle ilgilenenler tarafından yeniden keşfedilmesinin arkasında, hem Lütfü Seyfullah'ın kısa ama değerli görünümü hem de dönemin Üsküp'üne dair kayda geçmiş olabilecek görüntülerin taşıdığı belgesel niteliğindeki değer yatıyor.
Yeşilçam'ın kadrajından süzülen bu hikâye, aslında iki farklı coğrafyanın -Türkiye ve Üsküp- sanat yoluyla nasıl kesiştiğinin küçük ama anlamlı bir örneği. Filiz Akın ve Tarık Akan'ın canlandırdığı kurgusal aşk hikâyesinin arka planında, Lütfü Seyfullah gibi gerçek bir Üsküp tiyatro emekçisinin izleri ve bu izlerin torunu Filiz Ahmet üzerinden bugüne taşınan mirası, “Memleketim”i sıradan bir dönem filminden çok daha fazlası hâline getiriyor. Gezginler ve sinema meraklıları için Üsküp'ü ziyaret ederken bu şehrin Türk tiyatro tarihindeki yerini hatırlamak, kentin sokaklarında gezinirken farklı bir anlam katmanı da beraberinde getirecektir.



